Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

15 Yıllık Dostlukta Yeni Bahar: Adem Amca ile Yaren Leylek Yine Buluştu

Bursa Karacabey’de Adem Amca ile Yaren Leylek 15. kez buluştu. Eskikaraağaç Leylek Köyü’nde yaşanan kavuşma sosyal medyada gündem oldu.

Bursa Karacabey’de Adem Amca ile Yaren Leylek 15. kez buluştu.

Baharın müjdecisi olarak görülen leyleklerin Anadolu topraklarına dönüşü, bu yıl da yürekleri ısıtan bir hikâyeyle taçlandı. Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Mahallesi’nde yaşayan balıkçı Adem Yılmaz ile dostluğuyla tanınan Yaren Leylek, uzun göç yolculuğunun ardından 15. kez yuvasına ve “Adem Amca”sına geri döndü.

Her yıl binlerce kilometrelik yolu aşarak aynı tekneye konan, aynı gölde balık bekleyen ve aynı dostluğu sürdüren Yaren’in dönüşü, sadece köy halkını değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki doğaseverleri de heyecanlandırdı. 15 yıldır aralıksız süren bu sıra dışı bağ, bir kez daha “doğanın mucizesi” olarak hafızalara kazındı.

Yaren Leylek bu yıl neden geç geldi?

Bu yılki kavuşma, geçmiş yıllara kıyasla biraz daha gizemli başladı. Köy sakinleri günlerdir gözlerini gökyüzüne dikmiş, Yaren’in gelişini bekliyordu. Özellikle sabahın erken saatlerinde göl kıyısında toplanan vatandaşlar, her kanat sesinde umutlandı.

Ancak ilk günlerde görülen leyleğin Yaren olup olmadığı netleşmedi. Bahçelerde mesafeli davranan, çatıların üzerinde temkinli şekilde duran leyleğin önce Yaren’in eşi olduğu düşünüldü. Çünkü alışıldık yakınlık ve tekneye konma ritüeli henüz gerçekleşmemişti.

Meğer Yaren çoktan köye ulaşmış, ancak hava koşulları ve yorgunluğun etkisiyle bir süre uzaktan gözlem yapmayı tercih etmişti. Köy halkı “Acaba bu yıl gelmeyecek mi?” sorusunu sorarken, o sessizce çatılardan dostunu izliyordu.

Adem Amca ile Yaren Leylek’in hikâyesi nasıl başladı?

Türkiye’nin en bilinen insan-doğa dostluklarından biri olan bu hikâye, 2010’lu yılların başında başladı. Uluabat Gölü’nde balıkçılık yapan Adem Yılmaz’ın teknesine konan bir leylek, zamanla her yıl aynı dönemde gelerek aynı tekneye konmaya başladı.

Bu olağanüstü bağlılık, leyleğe “Yaren” adının verilmesine neden oldu. Çünkü o artık bir göçmen kuş değil, köyün ve özellikle Adem Amca’nın dostuydu.

Her yıl Afrika’dan başlayıp Türkiye’ye uzanan binlerce kilometrelik göç yolculuğunun ardından aynı noktaya gelmesi, uzmanlar tarafından da dikkatle inceleniyor. Leyleklerin güçlü yön bulma yetenekleri bilinse de, aynı insanla 15 yıl boyunca bağ kurması nadir rastlanan bir durum olarak değerlendiriliyor.

  1. buluşma nasıl gerçekleşti?

Hava muhalefeti nedeniyle göle açılamayan Adem Yılmaz, birkaç gün boyunca evinin önünde ve göl kıyısında Yaren’i bekledi. İşte tam da bu bekleyiş sırasında dikkat çeken bir detay ortaya çıktı.

Kapının önünde sabırla bekleyen leylek, alışıldık tavırlarıyla şüpheleri üzerine çekti. Kanat çırpışındaki ritim, tekneye yönelişi ve Adem Amca’nın etrafındaki rahatlığı, onun Yaren olduğunu adeta ilan ediyordu.

Nihayet sabahın erken saatlerinde, dondurucu soğuğa rağmen göle açılan Adem Yılmaz’ın teknesine konan leylek tüm soru işaretlerini ortadan kaldırdı. O anı görenler, “Bahar geldi” diyerek sevinç gözyaşlarına hâkim olamadı.

Eskikaraağaç Mahallesi’nde adeta bayram havası yaşandı.

Eskikaraağaç neden “Leylek Köyü” olarak anılıyor?

Eskikaraağaç Leylek Köyü, Avrupa Leylek Köyleri Ağı’na Türkiye’den dahil edilen tek yerleşim yeri olarak biliniyor. Uluabat Gölü kıyısında yer alan mahalle, her yıl yüzlerce leyleğe ev sahipliği yapıyor.

Köydeki elektrik direkleri, çatılar ve özel platformlar leylek yuvalarıyla dolu. Göç mevsiminde adeta görsel bir şölen yaşanıyor. Bu nedenle doğa fotoğrafçıları, kuş gözlemcileri ve belgeselciler için önemli bir merkez haline gelmiş durumda.

Adem Amca ile Yaren’in dostluğu ise köyün uluslararası tanınırlığını artırdı. Hikâye, yabancı basında da yer aldı; belgesellere ve akademik çalışmalara konu oldu.

Yaren Leylek’in göç rotası nereden geçiyor?

Uzmanlara göre leylekler sonbaharda Afrika’ya göç ediyor, ilkbaharda ise yeniden Avrupa ve Anadolu’ya dönüyor. Yaren’in de kış aylarını Afrika kıtasında geçirdiği tahmin ediliyor.

Göç rotası boyunca binlerce kilometre kat eden leylekler; rüzgâr akımlarını kullanarak enerji tasarrufu sağlıyor. Ancak bu yolculuk, ciddi riskler barındırıyor. Fırtınalar, avcılar ve yaşam alanı kaybı gibi tehditler, göç sürecini zorlaştırıyor.

Bu nedenle Yaren’in her yıl sağ salim dönmesi, sadece duygusal değil aynı zamanda ekolojik açıdan da umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Sosyal medyada neden gündem oldu?

Yaren’in dönüşü, doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş tarafından duyuruldu. Paylaşılan kareler kısa sürede binlerce beğeni ve yorum aldı.

Kullanıcılar, “Gerçek dostluk”, “Doğanın mucizesi” ve “Baharın en güzel haberi” gibi ifadelerle duygularını dile getirdi. Özellikle çocuklu aileler, bu hikâyenin umut ve sadakat açısından örnek teşkil ettiğini belirtti.

Sosyal medyada her yıl trend olan “Yaren Leylek geldi mi?” sorusu, bu yıl da yanıtını bulmuş oldu.

Uzmanlar bu dostluğu nasıl yorumluyor?

Ornitologlar, leyleklerin yüksek yön bulma kabiliyetine sahip olduğunu belirtiyor. Manyetik alanları algılama yetenekleri sayesinde aynı bölgeye dönebiliyorlar. Ancak aynı insanla bağ kurmaları, alışkanlık ve güven duygusuyla açıklanıyor.

Adem Amca’nın teknesinde beslenme imkânı bulan Yaren’in, bu güvenli alanı hafızasında tuttuğu düşünülüyor. Zamanla bu durum, alışkanlığın ötesine geçerek sembolik bir dostluğa dönüşmüş durumda.

Davranış bilimciler ise bu hikâyenin insanlar üzerinde güçlü bir duygusal etki yarattığını vurguluyor. Çünkü modern hayatın karmaşasında böylesi saf bir bağ görmek, toplumsal hafızada derin iz bırakıyor.

15 yıllık dostluk neden bu kadar etkileyici?

Günümüzde ilişkilerin hızla tüketildiği bir çağda, bir göçmen kuş ile bir balıkçının 15 yıl boyunca süren bağı, istisnai bir örnek olarak görülüyor. Bu hikâye sadece bir kavuşma değil; sadakat, rutin ve doğayla uyumun sembolü.

Her yıl aynı tekneye konan Yaren, adeta zamanın akışına meydan okuyor. Adem Amca ise onu yalnızca bir kuş olarak değil, aileden biri gibi karşılıyor.

Köy halkı için bu buluşma artık sıradan bir olay değil; baharın resmî başlangıcı.

Doğal yaşam açısından ne anlama geliyor?

Leyleklerin aynı bölgeye dönmesi, o habitatın hâlâ yaşanabilir olduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor. Uluabat Gölü ve çevresindeki ekosistemin korunması, bu nedenle büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, sulak alanların korunmasının göçmen kuş popülasyonu için hayati olduğunu belirtiyor. Yaren’in 15 yıldır aynı yere dönmesi, bölgedeki doğal dengenin sürdürülebilirliğine dair olumlu bir işaret olarak yorumlanıyor.

Bundan sonra ne olacak?

Önümüzdeki haftalarda Yaren’in yuva süreci başlayacak. Köy sakinleri, yeni yavruların dünyaya gelişini sabırsızlıkla bekliyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yuva başındaki hareketlilik merakla takip edilecek.

Adem Amca ile Yaren’in göl üzerindeki buluşmaları ise bahar boyunca devam edecek. Sabahın erken saatlerinde tekneye konan bir leylek silueti, Eskikaraağaç’ta sıradan bir görüntü olabilir; ancak Türkiye’nin geri kalanı için bu kare, umudun ve sadakatin simgesi.

  1. yılda da gelenek bozulmadı. Yaren yine geldi. Ve bir kez daha gösterdi ki doğa, en saf hikâyelerini sabırla yazmaya devam ediyor.
Yeni Nesil TV
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.