Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Orhan Veli Kanık’ın İstanbul’da dünyaya geldiği tarihi konak, milyonluk fiyatıyla satışa çıkarıldı. Gelişme, hem edebiyat çevrelerinde hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
İddiaya göre Beykoz Yalıköy Mahallesi’nde bulunan ve Orhan Veli’nin doğduğu yapı, yaklaşık 80 milyon TL bedelle el değiştirmeye hazırlanıyor. Kültürel miras niteliği taşıyan konağın satışa çıkarılması, “koruma mı, ticaret mi?” tartışmasını da beraberinde getirdi.
Orhan Veli’nin doğduğu konak nerede?
Söz konusu yapı, İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Yalıköy Mahallesi’nde yer alıyor. Boğaz hattındaki tarihi konaklardan biri olan yapı, uzun yıllardır özel mülkiyet statüsünde bulunuyor.
Edebiyat tarihine tanıklık eden bu konak, yalnızca bir taşınmaz değil; aynı zamanda Garip akımının kurucularından olan Orhan Veli Kanık’ın doğum yeri olması nedeniyle sembolik bir değer taşıyor.
Konak neden 80 milyon TL’ye satışa çıkarıldı?
Haberlere göre konak, herhangi bir açık ilan ya da afiş olmadan, kulis bilgileri üzerinden satışa sunuldu. İstenen bedelin yaklaşık 80 milyon TL olduğu konuşuluyor.
Konağın bugünkü sahibi, 80 yaşındaki makine mühendisi Osman Özer. Yapının aileye 1939 yılında geçtiği belirtiliyor. Özer’in babası Mustafa Hayrettin Özer’in, konağı Orhan Veli’nin kız kardeşi Firuzan Yolyapan’dan satın aldığı ifade ediliyor.
Bu durum, mülkün yaklaşık 85 yıldır aynı aile tarafından korunduğunu ortaya koyuyor.

Garip akımının kurucusunun evi neden bu kadar önemli?
Orhan Veli Kanık, Türk şiirinde köklü bir dönüşüm yaratan Garip akımının öncülerinden biri olarak kabul ediliyor. Şiiri gündelik hayata yaklaştıran, sıradan insanı ve sokağı edebiyata taşıyan anlayışıyla Türk edebiyatında yeni bir sayfa açtı.
Dolayısıyla doğduğu ev, yalnızca mimari bir yapı değil; kültürel hafızanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Edebiyat çevreleri, böylesi yapıların müze ya da kültür evi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Konak koruma altında mı?
Yapının resmi olarak kültür varlığı statüsünde olup olmadığına ilişkin net bir açıklama bulunmuyor. Ancak tarihi ve kültürel değeri göz önüne alındığında, kamuoyunda “kamulaştırma yapılmalı mı?” sorusu gündeme gelmiş durumda.
Benzer durumlarda yerel yönetimlerin ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın devreye girerek yapıları koruma altına aldığı örnekler bulunuyor.
Edebiyat dünyası nasıl tepki verdi?
Sosyal medyada birçok kullanıcı, konağın satışa çıkarılmasını üzüntüyle karşıladı. “Orhan Veli’nin evi müze olmalı”, “Bu değer satılamaz” gibi yorumlar dikkat çekti.
Bazı kültür sanat çevreleri ise özel mülkiyet hakkına vurgu yaparak, yapının bugüne kadar korunmuş olmasının da önemli olduğunu belirtiyor.
Osman Özer’in hikâyesi
Konağın mevcut sahibi Osman Özer’in 1945 yılında bu evde doğduğu ve yaklaşık 80 yıldır yapıyı korumak için emek verdiği belirtiliyor. Ailenin evi bugüne kadar muhafaza etmesi, kültürel açıdan takdir toplasa da satış kararı yeni bir tartışma başlattı.
Firuzan Yolyapan’ın 2021 yılında hayatını kaybettiği, satış sürecinin de bu dönemin ardından gündeme geldiği ifade ediliyor.
Kültürel miras mı, gayrimenkul yatırımı mı?
80 milyon TL’lik fiyat etiketi, konağın artık yalnızca bir anı mekânı değil, yüksek değerli bir Boğaz gayrimenkulü olarak görüldüğünü de gösteriyor.
Uzmanlara göre Beykoz hattındaki tarihi konakların metrekare fiyatları son yıllarda ciddi artış gösterdi. Bu da kültürel değeri olan yapıların yatırım aracı haline gelmesi riskini artırıyor.

