Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Meme kanserinde kemoterapi devri bitiyor mu? Prosigna gen testi geliştirildi!

Milyonlarca kadının korkulu rüyası olan meme kanserinin tedavi sürecinde, tıp tarihinde çığır açacak ve hastaların hayat kalitesini kökten değiştirecek devrim niteliğinde bir başarıya imza atıldı. İngiltere merkezli uluslararası dev bir araştırmada geliştirilen yeni nesil DNA testi, meme kanseri hastalarının ağır kemoterapi süreçlerinden fayda görüp görmeyeceğini daha yolun en başında tespit edebiliyor. Binlerce kadını gereksiz acılardan koruyacak şok gelişmenin tüm tıbbi ve umut dolu detayları haberimizde…

Milyonlarca kadının korkulu rüyası olan meme kanserinin tedavi sürecinde, tıp

KANSER TEDAVİSİNDE YENİ ÇAĞ: İNGİLTERE’DE GELİŞTİRİLEN ‘PROSİGNA’ GEN TESTİ SAYESİNDE HASTALARIN BÜYÜK KISMI KEMOTERAPİSİZ İYİLEŞTİ!

Paris Saint-Germain’in (PSG) Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu sonrasında Paris sokaklarının savaş alanına döndüğü, dünya starı Kanye West’in İstanbul’daki Olimpiyat Stadyumu konserini YouTube’dan canlı yayınlayarak interneti kilitlediği ve Cem Yılmaz’ın yapay zeka ürünü 68 milyarlık sevgilisi Ester Hanım’la jet hızıyla ayrıldığını duyurduğu bu oldukça hareketli Mayıs ayının son gününde; bilim ve tıp dünyasından insanlık adına göğüs kabartan, milyonlarca aileye umut ışığı olacak tarihi bir son dakika haberi geldi. Kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinin başında gelen ve erken teşhisin hayat kurtardığı meme kanserinde, tedavi sürecini çok daha konforlu, acısız ve kişiselleştirilmiş hale getirecek sismik bir tıbbi gelişme yaşandı. İngiltere merkezli dünyaca ünlü University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen uluslararası bir klinik çalışmada, meme kanseri hastalarının ağır kemoterapiden gerçekten fayda görüp görmeyeceğini önceden milimetrik olarak belirleyebilen yeni bir DNA testi başarıyla geliştirildi. “Prosigna” adı verilen bu yapay zeka ve genetik tabanlı test, tıp dünyasında kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı.

Tümördeki 50 Geni Tek Tek İnceliyor: Nüks Riski Önceden Hesaplanıyor

Tıp literatürüne bomba gibi düşen araştırmanın detaylarına göre; Prosigna gen testi, hastaların vücudundan biyopsi veya ameliyatla alınan tümör dokusundaki tam 50 kritik genin biyolojik aktivitesini yapay zeka destekli mikroskobik yöntemlerle derinlemesine analiz ediyor. Bu moleküler tarama sayesinde kanserin alt tipi ve hücrelerin büyüme hızı haritalandırılıyor.

Geliştirilen bu testin doktorlara sağladığı en büyük kurumsal avantaj ise hastanın önündeki 5 ila 10 yıllık süreçte kanserin tekrarlama (nüks etme) risk puanını net bir şekilde hesaplayabilmesi oluyor. Böylece onkoloji uzmanları, hangi hastanın agresif bir kemoterapiye gerçekten ihtiyacı olduğunu, hangi hastanın ise bu ağır süreci görmeden iyileşebileceğini daha tedavi planlamasının en başında, sıfır hata payıyla belirleyebiliyor.

Şok Sonuç: Katılımcıların 3’te 2’si Kemoterapi Almadan Tamamen İyileşti!

Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan ve tıp otoritelerini hayrete düşüren klinik çalışma sonuçlarına göre; Prosigna testinde “düşük risk” grubunda yer aldığı tespit edilen meme kanseri hastalarının üçte ikisinden fazlası (yaklaşık %70’i) ağır kemoterapi seanslarına hiçbir şekilde ihtiyaç duyulmadan, sadece akıllı hormon tedavileriyle başarılı bir şekilde tedavi edildi.

Dikkat çeken sismik istatistiksel detaylar ise testin güvenilirliğini gözler önüne serdi:

Kemoterapi almayan düşük riskli hastaların 5 yıllık hayatta kalma (sağ kalım) oranı tam yüzde 93,7 olarak ölçüldü. Bu oran, aynı evrede olup ağır kemoterapi alan hastaların hayatta kalma başarısıyla tamamen aynı seviyede çıktı. Yani test, kemoterapinin gereksiz olduğu hastaları kusursuz şekilde ayırt etmeyi başardı.

Bu tarihi veri; tıp dünyasında yıllardır süregelen “Garantici olalım, her ihtimale karşı kemoterapi uygulayalım” şeklindeki geleneksel ve hırpalayıcı tedavi modelinin de resmen sonuna gelindiğini kanıtlıyor.

Saç Dökülmesi, Yorgunluk ve Bağışıklık Çökmesine Son!

Gerçekleştirilen bu vizyoner çalışma, gereksiz ve körlemesine uygulanan kemoterapilerin önüne geçerek binlerce kanser hastasını bu tedavinin getirdiği fiziksel ve duygusal yıkımdan tamamen koruyor. Hastalar artık kemoterapinin en bilinen ve travmatik yan etkileri olan; kökten saç dökülmesi, aşırı kronik yorgunluk, bulantı, kusma ve vücudu enfeksiyonlara açık hale getiren bağışıklık sisteminin tamamen baskılanması (nötropeni) gibi ağır kabusları yaşamak zorunda kalmıyor. Uzmanlar, Prosigna gen testiyle başlayan bu yeni dönemi, onkolojide “kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin” en asil ve en somut adımı olarak nitelendiriyor. Birçok hastanın sadece fiziksel değil, aynı zamanda muhtemel uzun vadeli kalp ve organ hasarı gibi kronik yan etkilerden de kurtulacağı öngörülüyor. Kanser artık bir kabus olmaktan çıkıp, genetik haritaya göre yönetilen kronik bir süreç olma yolunda ilerliyor.

EDİTÖR YORUMU: Kanser teşhisi almak bir insan için ne kadar büyük bir psikolojik yıkımsa, ardından gelen kemoterapi süreci de hem hasta hem de ailesi için bir o kadar ağır bir fiziksel ve duygusal savaştır. Yıllarca hastaların “Kanser hücreleri ölsün” diye sağlam hücrelerini de yok eden, saçlarını döken, bağışıklıklarını sıfırlayan bu agresif tedaviye mahkum kalması tıbbın en büyük çaresizlik alanlarından biriydi. University College London’ın öncülük ettiği bu Prosigna gen testi başarısı, kelimenin tam anlamıyla tıp dünyasında bir güneş gibi doğmuştur. Tümördeki 50 geni inceleyip hastaya özel nüks riski çıkarmak ve hastaların %70’ini kemoterapisiz, sadece hormon haplarıyla %93,7 başarıyla iyileştirmek mucize ötesi bir vizyondur. Bu testin dünya genelinde ve ülkemizde de hızla yaygınlaşarak rutin tedavi protokollerine girmesi, binlerce kadının adliye koridorlarından, hastane odalarından sokağa umutla ve saçları dökülmeden çıkmasını sağlayacaktır. Bilim insanlarına insanlık adına sonsuz teşekkür borçluyuz!

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? İngiltere’de geliştirilen ve meme kanseri hastalarında gereksiz kemoterapi kullanımını %70 oranında azaltan Prosigna gen testi hakkındaki düşüncelerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce gelecekte tüm kanser türleri kemoterapiye gerek kalmadan bu tarz akıllı DNA testleri ve kişiye özel tedavilerle tamamen ortadan kaldırılabilir mi? Değerli yorumlarınızı ve umut dolu düşüncelerinizi aşağıda bizimle paylaşmayı unutmayın!

Yeni Nesil TV
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Marka Flower Çiçekçi