Sosyal güvenlik sisteminde yıllardır tartışma konusu olan “çift maaş” meselesinde kritik bir eşik aşıldı. Hem eşten hem babadan ölüm aylığı alınıp alınamayacağına ilişkin belirsizlik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği emsal kararla büyük ölçüde netleşti.
Karar, özellikle dul ve yetim aylığı alan milyonlarca hak sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Peki Yargıtay hangi gerekçeyle çift maaş talebini reddetti? Hangi durumlarda iki ayrı aylık mümkün, hangi durumlarda tek maaş tercih edilmek zorunda?
İşte ayrıntılar…
Çift Maaş Davası Nasıl Başladı?
Süreç, eşini kaybettikten sonra SSK (4/1-a) kapsamında ölüm aylığı almaya başlayan bir kadının, babasının da vefat etmiş olması nedeniyle Bağ-Kur (4/1-b) üzerinden ikinci bir aylık talebinde bulunmasıyla başladı.
Kadın, hem eşinden hem babasından maaş alabileceğini belirterek Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurdu. Ancak SGK, mevcut mevzuata dayanarak bu talebi reddetti.
Davacı taraf ise babanın 2008 öncesinde, yani eski sosyal güvenlik kanunlarının yürürlükte olduğu dönemde vefat ettiğini savunarak, kazanılmış hak iddiasında bulundu ve konuyu yargıya taşıdı.
Yerel Mahkeme ve İstinaf Neden Farklı Karar Verdi?
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, hak sahipliğinin doğduğu tarihe dikkat çekti. Mahkeme, kadının babası öldüğünde evli olduğunu ve o tarihte babasından maaş alma hakkının doğmadığını belirtti.
Yerel mahkemeye göre, babadan maaş alma hakkı ancak eşin vefatıyla, yani “dul kalma” durumuyla ortaya çıktı. Bu tarih ise 1 Ekim 2008 sonrasına denk geliyordu. Dolayısıyla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri geçerliydi ve bu kanun çift maaşa izin vermiyordu. Mahkeme davayı reddetti.
Ancak dosya İstinaf Mahkemesi’ne taşındığında farklı bir değerlendirme yapıldı. İstinaf, babanın ölüm tarihini esas alarak eski kanun dönemine atıf yaptı ve çift maaş bağlanması gerektiğine hükmetti.
Bu çelişki dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay Çift Maaş Konusunda Ne Karar Verdi?
Son sözü söyleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, istinaf kararını bozarak emsal niteliğinde bir içtihat oluşturdu.
Kararda üç temel prensip öne çıktı:
- Hak Sahipliği Tarihi Esas Alınır mı?
Yargıtay’a göre, sigortalıya ilişkin şartlar ölüm tarihinde belirlenir. Ancak hak sahibine ilişkin şartlar, hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan kanuna göre değerlendirilir.
Bu ayrım, kararın en kritik noktası oldu.
- Hakkı Doğuran Olay Nedir?
Davacı kadın, babası vefat ettiğinde evliydi. Dolayısıyla o tarihte babasından ölüm aylığı alma hakkı yoktu. Bu hak, ancak eşinin vefatıyla dul kaldığında doğdu.
Eşin ölüm tarihi ise 1 Ekim 2008 sonrasına denk geldiği için yürürlükte olan kanun 5510 sayılı yasa oldu.
- 5510 Sayılı Kanun Çift Maaşa İzin Veriyor mu?
5510 sayılı kanuna göre, hem eşten hem babadan ölüm aylığı alınmasına genel olarak izin verilmiyor. Hak sahibi, iki aylık arasında yüksek olanı tercih etmek zorunda kalıyor.
Yargıtay da bu hükmü esas alarak çift maaş talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
5510 Sayılı Kanun Çift Maaş Hakkını Nasıl Düzenliyor?
1 Ekim 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sosyal güvenlik sistemini tek çatı altında topladı.
Bu düzenlemeyle birlikte, farklı sigorta kollarından aynı anda birden fazla ölüm aylığı alınmasının önüne önemli ölçüde sınır getirildi.
Kanunun temel yaklaşımı şu şekilde özetleniyor:
- Aynı sigortalılık statüsünden birden fazla aylık bağlanamaz.
- Farklı statüler söz konusu olsa dahi hak sahipliği tarihi belirleyici olur.
- Çakışma durumunda genellikle yüksek olan aylık tercih edilir.
Dolayısıyla 2008 sonrası dönemde hak sahipliği doğan kişiler için çift maaş imkânı büyük ölçüde daraltılmış durumda.
Babası 2008 Öncesi Vefat Edenler Çift Maaş Alabilir mi?
Bu sorunun yanıtı, kamuoyunda en çok merak edilen başlıkların başında geliyor.
Yargıtay kararına göre tek başına babanın 2008 öncesi vefat etmiş olması yeterli değil. Önemli olan, hak sahibinin aylık alma hakkını hangi tarihte kazandığı.
Eğer hak sahipliği sıfatı (örneğin dul kalma) 2008 sonrasında doğmuşsa, yeni kanun hükümleri geçerli sayılıyor. Bu da çoğu durumda çift maaşın önünü kapatıyor.
Hangi Durumlarda Çift Maaş Alınabilir?
Her olay kendi içinde değerlendirilmekle birlikte, genel çerçeve şu şekilde:
- Hak sahipliği sıfatı 2008 öncesi doğmuşsa ve eski kanun hükümleri geçerliyse çift maaş ihtimali bulunabilir.
- Ancak 1 Ekim 2008 sonrasında hak sahipliği kazanılmışsa, 5510 sayılı kanun devreye girer ve genellikle tek maaş tercih edilmesi gerekir.
Dolayısıyla her başvuruda ölüm tarihleri ve hak sahipliği tarihi ayrı ayrı inceleniyor.

SGK Başvurularında Nelere Dikkat Edilmeli?
Çift maaş beklentisiyle SGK’ya başvuru yapacak hak sahiplerinin şu unsurlara dikkat etmesi gerekiyor:
- Sigortalının ölüm tarihi
- Hak sahibinin medeni durumu ve değişim tarihi
- Hangi sigorta kolundan aylık talep edildiği
- 2008 öncesi veya sonrası mevzuat uygulaması
Yanlış tarih değerlendirmesi, hak kaybına veya uzun süren dava süreçlerine yol açabiliyor.
Kararın Milyonlarca Kişiye Etkisi Ne Olacak?
Yargıtay’ın bu kararı, benzer durumda olan çok sayıda dosya için yol gösterici olacak. Özellikle “Babam eski kanun döneminde vefat etti, hakkım saklıdır” düşüncesiyle başvuru yapanlar açısından önemli bir emsal oluşturdu.
Karar, sosyal güvenlik hukukunda “hak sahipliği tarihinin belirleyiciliği” ilkesini bir kez daha güçlü biçimde vurguladı.
Uzmanlar Ne Diyor?
Sosyal güvenlik uzmanları, bu kararın çift maaş beklentisi içinde olan birçok kişi için hayal kırıklığı yaratabileceğini belirtiyor. Ancak yargı organları açısından mevzuatın açık hükümlerinin uygulanmasının kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
Özellikle 5510 sayılı kanun sonrası dönemde sosyal güvenlik sisteminin daha merkezi ve sınırlayıcı bir yapıya kavuştuğu vurgulanıyor.

