Bizimle iletişime geçin

Hak ihlali kararıyla başladı, bisiklet polemiğiyle devam etti, kapatma çağrısına kadar gitti: Işıkları yaktıran AYM krizinin tüm detayları

Prof. Engin Yıldırım’ın “Işıklar yanıyor” paylaşımı, 28 Şubat sürecinde Genelkurmay’ın ışıklarının geç saatlerde açık kalmasını hatırlattığı gerekçesiyle “Darbe iması” eleştirilerine neden oldu

Soma’da 301 işçinin hayatını kaybettiği maden katliamında mağdur olan ancak tazminatlarını alamayan madencilerin yürüyüşünün engellenmesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali sayıldığı 13 Eylül’den beri, siyasetin tartışma konusu yüksek mahkeme oldu

Hak ihlali kararından sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’a seslendi, kararın güvenlik güçlerinin işini zorlaştırdığını belirtti ve “Koruma kullanma, işe bisikletle git” dedi.

Soylu’nun açıklamasına ilk yanıt, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Prof. Engin Yıldırım’dan geldi. Yıldırım, Twitter hesabından bisikletiyle fotoğrafını paylaştı.

“Okunmadan, halde yeterince anlaşılmadan eleştirilmektedir”

Anayasa Mahkemesi Zühtü Arslan da yaptığı açıklamada Soylu’ya “Kararlara yönelik bazı eleştirilerden görüyoruz ki, kararlarımız okunmadan, bazen de okunduğu halde yeterince anlaşılmadan eleştirilmektedir. Sağlıklı bir eleştiri, okumayı ve okunanı doğru anlamayı gerektirmektedir” sözleriyle yanıt verdi

FETÖ iması

Süleyman Soylu, bu açıklamadan sonra “Ben okuduğumu gayet iyi anlıyorum. Bunun için profesör olmama gerek yok.” dedi, AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın Polis Akademisi günlerini hatırlattı ve şöyle konuştu

Anayasa Mahkemesi Başkanımızın aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini ben FETÖ’den ihraç ettim. Demek ki devlete adam alınırken dikkat edilmesi lazım. Ben bilerek aldığını söylemiyorum

En radikal çıkış Bahçeli’den

Soylu’nun bu açıklamasından bir süre sonra ise, Cumhur İttifakı’nın ortağı olan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya verdiği destekle bilinen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den “Anayasa Mahkemesi kapatılsın” çıkışı geldi.

Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesi’nin kaldırılarak yerine Divan-ı Ali kurulmasını önerdiği açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

Demokrasinin ilkeleriyle ve aziz milletimizin iradesiyle temellenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni darbelerin ardından tesis ve tezahür eden kurumların küflü prangalarından kurtarmak asıl olmalıdır. Bunlardan birisi de ilk defa 1961 Anayasa’sı ile hukukumuza giren, esas itibariyle 1960 darbesinin oluşturmak istediği demokrasi dışı yapıyı korumak için ihdas edilen Anayasa Mahkemesi’dir. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır.

Erdoğan topu TBMM’ye attı

Bahçeli’nin açıklamasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da destek verdi, topu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) attı:

Parlamento burada Anayasa Mahkemesi ile ilgili yeni bir yapılanmaya giderse, yeni bir adım atarsa, seve seve ben de buna katılırım.

TBMM’de çoğunluk yok, tek yol referandum

Ancak parlamentodaki Cumhur İttifakı üyesi milletvekili sayısı bu değişiklik için yeterli değil. Çünkü, değişiklik için 5’te 3 çoğunluk gerekiyor. Bu da 360 milletvekili demek. Ancak Cumhur İttifakı bileşenleri AK Parti ve MHP’nin TBMM’de 339 sandalyesi var. Bu durumda yüksek mahkemenin yapısının değiştirilmesinde bir diğer yol da referanduma gitmek. Referandum konusunda da henüz bir adım atılmış değil.

Yerel mahkeme AYM kararını tanımadı

Yüksek Mahkeme üzerinden süren tartışmanın krize dönüştüğü nokta ise, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu hakkındaki hak ihlali kararının, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tanınmaması oldu.

Işıklı kriz başladı

AYM’nin kararının yerel mahkeme tarafından tanınmamasından sonra, ilk krizde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bisiklet üzerinde çekilen fotoğrafıyla yanıt veren Engin Yıldırım, Twitter hesabından yüksek mahkemenin binasının gece çekilmiş ve ışıklandırılmış fotoğrafını paylaşarak, “Işıklar yanıyor” dedi.

28 Şubat’ın simgesi

Bu paylaşım, iktidar cenahı tarafından “Darbe günlerini hatırlatıyor” şeklinde yorumlandı çünkü post modern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat 1997’de yaşanan sürecin sembollerinden biri de Genelkurmay Başkanlığı’nın gecenin geç saatlerine kadar ışıklarının açık olmasıydı. O günlerde karargahta açık tutulan ışıklar, askerin siyasete müdahale etme hazırlıklarını simgeliyordu.

İşte bu noktadan sonra tepkiler birbiri ardına geldi, fitili ilk ateşleyen ise İçişleri Bakanlığı oldu. Bakanlığı resmi Twitter hesabından, bakanlık binasının ışıklandırılmış fotoğrafı paylaşıldı ve “Işıklarımız hiç sönmüyor” denildi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun en önemli destekçilerinden biri olan Devlet Bahçeli’nin partisi MHP de Twitter hesabından parti genel merkezinin ışıklandırılmış fotoğrafının üstünde , “Kararan gecelere ışık, kararan kalplere nur, karanlık emellere sur” ifadelerinin yer aldığı bir tweeti takipçileriyle paylaştı.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de, tartışmaya katılanlar arasındaydı. Gül’ün tepkisi “Vesayet özlemi içinde olanlar, hukuk adına konuşma ehliyetini yitirirler. Işıkları millet açar, millet kapatır” şeklinde oldu.

Sosyal medyada istifa çağrısı

Twitter’da dün akşam saatlerinde başlayan krizden sonra binlerce kişi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Engin Yıldırım’a istifa çağrısı yaptı.

“Maksadı aşan şekilde yorumlandı”

AYM Başkanvekili Engin Yıldırım, ‘ışıklı’ paylaşımından sonra darbe iması yaptığı eleştirileri gelince tweetini sildi ve tepkilere yanıt vererek niyetinin ne olduğunu açıklamaya çalıştı:

Şahsi twitter hesabımda yaptığım paylaşımda kullandığım ibare maksadı aşan bir şekilde yorumlandı ve bundan büyük bir üzüntü duymaktayım. Gayem, AYM’nin bir hukuk ışığı olduğuna vurgu yapmaktı. Demokrasi dışı tüm oluşum, araç ve teşebbüsleri ima etmem asla söz konusu değildir

Yaşananlardan sonra, Anayasa Mahkemesi bugün saat 14.00’te tüm üyelerini gündemsiz olarak olağanüstü toplantıya çağırdı.

Ataması Abdullah Gül döneminde yapılmıştı

Tartışmanın bir başka boyutunda ise Engin Yıldırım’ın hangi Cumhurbaşkanı tarafından atamasının yapıldığı oldu. Yüksek mahkemenin iktidar tarafından beğenilmeyen her kararından sonra, üyelerinin hangi Cumhurbaşkanı döneminde atamasının yapıldığı, basında ve sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor. Engin Yıldırım da, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ataması yapılan 6 üyeden biri.

 

“Böyle bir iklimde ‘Işıklar yanıyor’ mesajının nasıl anlaşılacağını bilir”

Gazeteci Barış Pehlivan da, Yıldırım’ın Abdullah Gül döneminde yapılan atamasına dikkat çekiyor ama krize şüpheyle yaklaşıyor:

 

Bir AYM üyesi, Gül döneminde de atansa, yani “muhalif” de olsa, böylesi bir iklimde “ışıklar yanıyor” mesajının nasıl anlaşılacağını bilir. Aslında neyi amaçladığı konusunda şüpheliyim.

 

Devletin en üst yargı organının üyesiyle yürütme organının Twitter paylaşımları, Anayasa Mahkemesi’nin zaten belirsiz olan akıbetini daha da zor bir duruma soktu.

 

BİLGİ

Koruyucu Aile ve Evlat Edinme Arasında Ne Gibi Farklar Var?

Bu videoda evlat edinme ve koruyucu aile hakkında detaylı bilgiye sahip olacaksınız.

Evlat edinme; isminden de anlaşılacağı üzere kişilerin kendi soyundan olmayan çocukları kendi evladı gibi kabul etmesi anlamına gelir. Koruyucu ailelik ise aynı şekilde bir çocuğa koruyuculuk etmek ve onun bakımlarını üstlenmektir.

 

Okumaya devam et

BİLGİ

İzmir’deki Deprem Anı ve Depremin Hemen Ardından Yaşananlar

İzmirde 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen deprem anı ve depremin hemen ardından yaşananlar amatör kameralar tarafından kaydedildi.

Görüntülerde deprem anından insanların yaşadığı panik İzmir’deki depremin şiddeti ve büyüklüğünü gözler önüne seriyor.

Okumaya devam et

BİLGİ

Dünyanın En Etkileyici 10 Doğa Olayı

Bu videoda dünyanın farklı noktalarında gerçekleşen 10 farklı doğa olayını sizler için listeledik.

 

Okumaya devam et

Trendler