Bizimle iletişime geçin

Astrofizikçiler bugün, evrenin şimdiye kadarki en geniş 3 boyutlu haritasını yayınladı. Bu harita, 4 milyondan fazla galaksi ve enerjiyle dolu, ultra parlak kuasar içeriyor.

Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nde çalışan Will Percival’ın söylediğine göre, dünya çapındaki 30 civarı enstitüde çalışan yüzlerce bilim insanının gayreti sonucunda, “Evrenin genişliğinin eksiksiz bir öyküsü” ortaya çıkmış.

Yirmi yıldan fazla süre önce başlatılan bu projede araştırmacılar, “kozmik zamanın şimdiye kadarki en geniş aralığında, genişleme tarihine yönelik en isabetli ölçümleri” yapmış.

SDSS haritası. Anand Raichoor, EPFL/Ashley Ross, Ohio State Üniversitesi/SDSS Ortaklığı

“Genişletilmiş Baryon Salınımı Spektroskobik Ölçümü” (eBOSS) başlığını taşıyan harita, Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması’nın (SDSS) son gözlemlerine dayanıyor ve New Mexico’da konuşlu optik bir teleskoptan altı yıl boyunca toplanan verileri de barındırıyor.

Büyük Patlama’nın ardından oluşan bebek evren, kozmik mikrodalga arka plan ışımasına yönelik yapılan geniş kuramsal modeller ve gözlemler sayesinde nispeten iyi biliniyor.

Galaksiler üzerinde yapılan çalışmalar ve mesafe ölçüm çalışmaları da, milyarlarca yıldır genişleyen evrenin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.

Fakat haritayı bugün açıklayan ve Utah Üniversitesi’nde çalışan Kyle Dawson, araştırmacıların “aradaki 11 milyar yılda yer alan baş belası bir boşluğu” ele aldıklarını söylüyor: “Beş yıl süren devamlı gözlemler yoluyla, bu boşluğu doldurmaya çalıştık. Ayrıca bu bilgileri kullanarak, evrenbilimde son on yılda meydana gelmiş en özlü gelişmelerin bir kısmını sağlıyoruz.”

BİLİM

Venüs’te Mikrobiyal Yaşam mı Var?

Dünya üzerindeki yaşama dair bildiklerimize bakıldığında Venüs, Güneş Sistemi’nde canlı bulmak için bakacağınız son yerlerden olurdu. Fakat bilim insanlarından oluşan uluslararası bir araştırma takımı, bugün Nature Astronomy bülteninde yayımlanan ve belki de biyolojik bir işaret niteliği taşıyabilecek bir keşif gerçekleştirmişler.

Okumaya devam et

BİLİM

Hangi Renk Astronot Kıyafeti Hangi Amaç İçin Kullanılıyor ?

NASA astronotlarının giydiği kıyafetlerin renkleri ve şekilleri birbirinden farklıdır. Bu renklerin hepsinin bir amacı var.

 

Okumaya devam et

BİLİM

Bilim, 100 milyon yıldır deniz dibinde uyuyan mikropları canlandırdı

Bilim insanları 100 milyon yıldan uzun bir süredir denizin dibinde uyku halinde olan mikropları başarıyla canlandırdıklarını açıkladı.

Mikroplar Güney Pasifik’de denizin dibinden çıktı.

Küçük organizmalar, Güney Pasifik’de denizin dibinde, besin açısından zayıf ve ama hayatta tutacak kaçar oksijen içeren tortu katmanlarında uyku durumundaydı.

Araştırma Japonya Deniz-Yeryüzü Bilim ve Teknoloji Ajansı öncülüğündeki ekip tarafından hayata geçti.

Araştırma, yeryüzünde az oksijen ve besinle on milyonlarca yıl var olabilen bazı ilkel türlere ilişkin de önemli bilgiler veriyor.

Bilim insanları Güney Pasifik deniz yatağındaki 100 milyondan uzun süredir var olan tortu katmanlarını inceledi.

Araştırmacılar, neredeyse bütün bir çağ boyunca uyku halinde kalan mikropları uyandırmak için örnekleri kuluçkaya yatırdı ve mikropları canlandırabildi.

Japon bilim insanlarının öncülüğünde araştırmaları yürüten ekip, buldukları hemen hemen tüm mikropları canlandırabilmelerinin kendileri için de şaşırtıcı olduğunu söyledi.

Mikroplar yer yüzündeki en basit organizmalar arasında yer alıyor ve denizaltında oksijen bulunmayan hava boşlukları gibi olağan dışı çevre koşullarında yaşayabiliyor. Daha gelişmiş mikroplar ise bu ortamlarda da hayatta kalamıyor.

‘HATA YAPTIK SANDIM’

Araştırmanın başyazarlarından Yuki Morono, “Mikropları bulduğumda önce bulgulardan şüphelendim, bir hata ya da deneyin başarısız olması sonucu ortaya çıktıklarını düşündüm” dedi.

AFP haber ajansına konuşan Morono, “Deniz altındaki biyosferdeki organizmalar için yaş sınırı olmadığını biliyoruz” diye ekledi.

URI Okyanus Bilimleri Enstitüsü’nden araştırmaya katılan Profesör Steven D’Hondt, mikropların deniz yatağında delinen en eski tortu katmanından çıktıklarını söyledi.

D’Hondt, “Deldiğimiz en eski tortu katmanı aynı zamanda en az besine sahip katman, hala canlı organizmalar var ve uyanıp büyüyüp çoğalabilirler” dedi.

Morono da, tortulardaki oksijenin, mikroplar için hiçbir enerji harcamadan milyonlarca yıl canlı kalabilmelerini sağladığını ifade etti.

Morono, araştırmanın yeryüzündeki en basit canlı yapılarının hayatta kalabilme yeteneklerine işaret ettiğini söyledi ve “Bizim aksimize, mikroplar bölünerek çoğalıyor dolayısıyla belirli bir ömürleri yok” dedi.

Okumaya devam et

Trendler