Çalışma hayatında uzun süredir tartışma konusu olan ve milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiren yıllık ücretli izin kullanımı hakkında Yargıtay’dan beklenen nihai karar geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili günlerinin, işçinin yıllık izin hakkından düşülemeyeceğini hükme bağlayarak çalışma hayatında yeni bir dönem başlattı. İşverenlerin bazı uygulamalarda suistimal ettiği ve işçi aleyhine sonuçlanan bu durum, artık hukuki bir güvenceye kavuştu. İşçiler için “kayıp günler” olarak görülen bu süreler, bundan sonra “bakiye izin hakkı” olarak korunacak. Peki, milyonlarca çalışanı doğrudan etkileyecek olan bu emsal karar ne anlama geliyor ve işçilerin hangi haklarını koruyor
İş dünyasında 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi çalışan milyonlarca kişi için Yargıtay’dan gelen bu karar, hak kaybının önüne geçilmesini sağlıyor. Yüksek Mahkeme, işçinin en temel dinlenme hakkı olan yıllık ücretli izinlerde, takvime rastlayan hafta tatili veya genel tatil günlerinin yıllık izin süresinden “eritilemeyeceğini” vurguladı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemi üzerine dosyayı ele aldı ve işçi haklarını koruyan net bir duruş sergiledi. Bundan sonra işverenlerin, çalışanın dinlenme günlerini yıllık izin süresine yedirerek izin hakkını eksik kullandırması hukuken kabul görmeyecek.
İşleyişte yapılan haksızlığın detaylarına inildiğinde, örnek bir dosya üzerinden durumun vahameti ortaya çıkıyor. Kayıtlarda 28 gün yıllık izin kullanmış gibi görünen bir işçinin süreci incelendiğinde, bu sürenin içinde dört günlük hafta tatilinin gizlendiği tespit edildi. Yargıtay heyeti, haftada bir gün dinlenme hakkı bulunan işçinin aslında 24 gün izne çıktığını ve hanesine yazılan o dört günün hala kullanılabilecek yasal bir hak olduğunu tescilledi.
Yargıtay’ın bu kararı ile beraber işverenlerin “izin takvimini suistimal etme” lüksü ortadan kalkıyor. Kararın en kritik noktalarından biri ise ispat yükümlülüğü. Artık bir çalışanın yıllık izinlerini yasalara uygun, hafta tatillerinden arındırılmış bir şekilde kullandığını kanıtlama görevi tamamen işverene ait. Yani, patronlar artık yıllık izin kayıtlarını tutarken her detayı şeffaf bir şekilde belgelemek zorunda kalacak.
Unutulmamalıdır ki, bu karar uyarınca “kullanılamayan” veya “eksik kullanılan” izin günlerinin ücrete dönüşebilmesi için iş akdinin feshedilmiş olması şartı aranıyor. Yani çalışan, işten ayrılma aşamasında işverene bu eksik izinlerini hatırlatarak karşılığını güncel maaşı üzerinden tazminat olarak talep edebilecek.
