Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uluabat Gölü’nde Su Seviyesi Yükseldi – Yazın Park Alanı Olan Yerler Sular Altında

Bursa’daki Uluabat Gölü’nde yağışlarla su seviyesi 5 metre yükseldi. Yazın araç park edilen köprü altından yeniden balıkçı kayıkları geçiyor.

Bursa’daki Uluabat Gölü’nde yağışlarla su seviyesi 5 metre yükseldi. Yazın

Türkiye genelinde etkisini hissettiren kuraklık, yaz aylarında birçok su kaynağında alarm zillerini çaldırmıştı. Özellikle baraj doluluk oranlarının sıfıra yaklaştığı Bursa, su kriziyle en fazla gündeme gelen iller arasında yer aldı. Ancak son haftalarda etkili olan yağışlar, hem barajlarda hem de bölgenin en önemli doğal varlıklarından biri olan Uluabat Gölü’nde yüzleri güldürdü.

Yaz aylarında suların çekilmesiyle araçların park edildiği köprü altı, yeniden suyla kaplandı. Balıkçı kayıkları ve tur tekneleri, uzun aradan sonra köprünün altından tekrar geçmeye başladı.

Uluabat Gölü’nde su seviyesi ne kadar yükseldi?

Son yağışların ardından gölde su seviyesi yaklaşık 5 metre arttı. Yaz döneminde yaşanan çekilme nedeniyle ortaya çıkan geniş alanlar yeniden suyla doldu.

Özellikle göl üzerinde kurulu köprünün alt kısmı, yazın araç park alanı olarak kullanılıyordu. Su seviyesinin yükselmesiyle birlikte bu alan tamamen sular altında kaldı. Böylece göl trafiği de normale dönmeye başladı.

Balıkçılar, aylardır kullanamadıkları güzergâhlara yeniden erişim sağladı.

Uluabat Gölü neden bu kadar önemli?

Türkiye’nin en büyük dokuzuncu gölü olan Uluabat Gölü, 1998 yılında uluslararası öneme sahip sulak alan ilan edilerek Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alındı.

Göl;

  • Zengin plankton ve dip canlıları,
  • Sucul bitki çeşitliliği,
  • Balık popülasyonu,
  • Göçmen kuş güzergâhı üzerindeki konumu

nedeniyle Türkiye’nin en değerli ekosistemlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kuraklık Uluabat Gölü’nü nasıl etkilemişti?

Tarımsal sulama, iklim krizi ve uzun süreli yağış azlığı nedeniyle gölde ciddi su kaybı yaşanmıştı. Uydu görüntülerine yansıyan çekilme, göl tabanının önemli bir kısmının ortaya çıktığını gösteriyordu.

Bu süreçte:

  • Balıkçı kayıkları faaliyetlerini kısıtladı,
  • Turistik gezinti motorları köprü altından geçemez hale geldi,
  • Bazı bölgeler araç park alanına dönüştü.

Kuraklık, yalnızca ekonomik değil, ekolojik açıdan da risk oluşturuyordu.

Uzmanlar su seviyesindeki artışı nasıl değerlendiriyor?

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, gölün doğal yapısına dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu.

Dindar’a göre gölün 3-4 metre derinliğe sahip sığ bir yapıda olması, onu hem hassas hem de özel bir ekosistem haline getiriyor. Bu hidrojeolojik yapı sayesinde kendine özgü bir ekolojik dengeye sahip olan göl, kuraklık baskısına karşı kırılgan bir karakter sergiliyor.

Uzmanlar, özellikle yaz aylarında yaşanabilecek “ötrofikasyon” riskine dikkat çekiyor. Aşırı besin yüklemesi ve sıcaklık artışı, alg patlamalarına neden olabiliyor. Bu da göldeki oksijen seviyesini düşürerek balık ölümlerine yol açabiliyor.

Son yağışlarla birlikte su seviyesinin artması, bu risklerin geçici de olsa azalması anlamına geliyor.

Uluabat Gölü’nde taşkın riski var mı?

Su seviyesindeki artış sevindirici olsa da bazı alçak yerleşim alanlarında su baskınları yaşandığı bildirildi. Uzmanlar, ani yükselişlerin kontrollü şekilde izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Sığ göllerin su seviyesindeki küçük değişimlere bile hassas tepki verdiği biliniyor. Bu nedenle hem ekosistem hem yerleşim alanları açısından düzenli ölçüm ve izleme kritik önem taşıyor.

Uluabat Gölü Ramsar Sözleşmesi kapsamında ne anlama geliyor?

Ramsar Sözleşmesi, sulak alanların korunmasını amaçlayan uluslararası bir çevre anlaşmasıdır. Uluabat Gölü’nün bu kapsamda koruma altına alınması, sadece Türkiye için değil, küresel ekosistem açısından da önem taşıdığını gösteriyor.

Bu statü, gölde yapılacak faaliyetlerin çevresel hassasiyet çerçevesinde yürütülmesini zorunlu kılıyor.

İklim krizi Uluabat Gölü’nü tehdit ediyor mu?

İklim değişikliği, özellikle sığ göller üzerinde daha belirgin etkiler yaratıyor. Buharlaşma oranının artması, düzensiz yağış rejimi ve sıcaklık dalgalanmaları, gölün su dengesini doğrudan etkiliyor.

Uzmanlara göre kısa süreli yağış artışları sevindirici olsa da uzun vadede sürdürülebilir su yönetimi politikaları uygulanmadığı sürece risk devam ediyor.

Balıkçılar ve bölge halkı ne diyor?

Su seviyesinin yükselmesi en çok balıkçıları sevindirdi. Uzun süredir daralan su alanı nedeniyle avlanma zorluğu yaşayan balıkçılar, yeniden kayıklarını rahatça kullanmaya başladı.

Turizm açısından da olumlu bir tablo oluştu. Yazın kuraklık görüntüleriyle gündeme gelen göl, yeniden doğal görünümüne kavuşmaya başladı.

Yeni Nesil TV
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.